Son zamanlarda izlediğim en sağlam polisiye, dram, intikam,
gerilim ve gizem filmi diyebilirim. Ters köşeyse o zaten kesin…
Morgtan kaçan bir gece bekçisine yolda çarpan bir araba ve bu gizemli kaçış bizi morgtan çalınan bir cesede götürür. Araştırma sonucu bir
iş kadının cesedinin çalındığı ortaya çıkar. Daha otopsi bile yapılmamışken ve
birdenbire kalp kriziyle ölen bu kadının cesedini kim neden çalmak ister? İşte
bu evrede sahneye bıkkın ve genç koca giriverir.
Karısının otoriter ve bitmek bilmeyen aşağılamalarıyla
hayatı zindan olan koca hayatının rengini üniversitede ders verirken tanıştığı
bir kızda bulacaktır. Karısından çekinen kocanın ise boşanmak dışında bir seçeneği
daha vardır ki işte asıl film orada kopar.
Bu arada gözümüze başka bir baba dedektif takılır, karısını
kaybetmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala eşini unutamayan-kızıyla da sorunları vardır ki- bol
dumanlı karakter dedektifimizin olayı çözerken aynı zamanda olayla bağlantısı
işte filmimizin ters köşesi oluyor ki tadından yenmeyecek bir sonla izleyiciye
veda ediyor.
İntikam diyor film soğuk yenen bir yemek olması tamamen
zamanla ilgili bir olay.
Bizim acelemiz yok!